Gazeteci Alican Uludağ "Cumhurbaşkanına Hakaret" ve "Dezenformasyon" Suçlamalarıyla Tutuklandı

Ankara’daki evinden gözaltına alınan DW Türkçe muhabiri Alican Uludağ, İstanbul’da sevk edildiği mahkemece "Cumhurbaşkanına hakaret" ve "halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma" suçlamalarıyla tutuklanarak cezaevine gönderildi.

Gazeteci Alican Uludağ "Cumhurbaşkanına Hakaret" ve "Dezenformasyon" Suçlamalarıyla Tutuklandı

Soruşturma Süreci ve Suçlamalar İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından başlatılan soruşturma kapsamında 19 Şubat’ta Ankara’daki evinde gözaltına alınan DW Türkçe muhabiri Alican Uludağ, İstanbul’a getirilerek Çağlayan Adliyesi’ne sevk edildi.
Uludağ, çıkarıldığı mahkemece "Cumhurbaşkanına alenen hakaret" suçlamasıyla tutuklanarak cezaevine gönderildi.
Gazeteciye yönelik suçlamalar arasında Türk Ceza Kanunu’nun 301.
maddesi kapsamında yer alan "Türk milletini, Türkiye Cumhuriyeti devletini ve kurumlarını aşağılama" ile kamuoyunda dezenformasyon yasası olarak bilinen "halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma" iddiaları bulunuyor.
Siyasi ve Mesleki Tepkiler Alican Uludağ’ın tutuklanması basın örgütleri ve siyaset dünyasında geniş yankı uyandırdı.
CHP Genel Başkanı Özgür Özel, gözaltı işleminin gerçekleştirilme biçimine tepki göstererek, Uludağ’ın çocuklarının gözü önünde evinden alınmasını eleştirdi ve sürecin takipçisi olacaklarını belirtti.
Türkiye Gazeteciler Sendikası (TGS), Sınır Tanımayan Gazeteciler (RSF), DİSK Basın-İş ve Gazeteciler Cemiyeti gibi meslek örgütleri ortak bir açıklama yayımladı.
"Gazetecilik suç değildir" mesajı verilen açıklamalarda, Uludağ’ın derhal serbest bırakılması çağrısında bulunuldu.
RSF yetkilileri ise yargı süreçlerinin ifade özgürlüğü üzerindeki etkisine dikkat çekti.

Kaynaklar

Yükleniyor...