Terapist, Instagram ve YouTube'un sosyal medya bağımlılığı davasında ifade verdi

Terapist Dr. Burke, Kaley’in sosyal medya kullanımının ruh sağlığı üzerindeki etkilerini mahkemeye sundu. Los Angeles County Yüksek Mahkemesi’nde, büyük teknoloji şirketlerinin uygulama tasarımları genç kullanıcıların psikolojik durumlarını doğrudan etkileyip etkilemediği tartışılıyor.

Terapist, Instagram ve YouTube'un sosyal medya bağımlılığı davasında ifade verdi

Mahkeme, Kaley’in kimliğini gizli tutarak Perşembe günü ifade vermesini bekliyor.
Terapist Burke’nun Açıklamaları Terapist Dr.
Burke, 2019’da Kaley’e 13 yaşında olduğu dönemde stajyer terapist olarak çalışırken birkaç ay boyunca terapi uyguladığını belirtti.
Başlangıçta yaygın anksiyete bozukluğu tanısı koyan Burke, daha sonra bu tanıyı sosyal fobi ve beden dismorfik bozukluğu olarak revize etti.
Ayrıca Kaley’in çevrimiçi platformların depresyon ve beden algısı bozukluğu dahil çeşitli psikiyatrik sorunlara yol açtığını öne sürdü.
Şirketlerin Savunması Meta’nın avukatı, Kaley’in geçmişinde sözlü ve fiziksel istismar ile ebeveynlerinin erken yaşta boşanmasının bulunduğunu belirtti.
YouTube’un avukatı ise Kaley’in zorbalığa karşı sunulan yorum silme ve ekran süresi sınırlama gibi koruyucu araçları kullanmadığını savundu.
İnceleme Kriterleri Mahkemeye sunulan kayıtlara göre Kaley’in YouTube Shorts’ta günlük ortalama izleme süresi 1 dakika 14 saniye, son beş yılda YouTube videolarında geçirdiği ortalama süre ise yaklaşık 29 dakika olarak kaydedildi.
Yasal Tartışma Avukatlar, otomatik oynatılan videolar ve sonsuz kaydırma özelliğinin kullanıcıları platformda tutmak için tasarlandığını, “beğeni” butonlarının ise gençlerin onay ihtiyacını beslediğini ve güzellik filtrelerinin öz algıyı çarpıttığını öne sürdü.
Dava, büyük teknoloji şirketlerinin uygulama tasarımlarının genç kullanıcıların ruh sağlığı üzerinde doğrudan etkisi olup olmadığını belirlemek için önemli bir örnek teşkil ediyor.

Kaynaklar

Yükleniyor...