Kararın Arka Planı Hazine ve Maliye Bakanlığı’nın 20 Ağustos 2026 tarihli raporu, dijital platformlardan elde edilen gelirlerin 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 28.
maddesiyle uyumlu olarak ticari kazanç olarak sınıflandırılması gerektiğini belirtti.
Akademisyenlerin Tepkisi Karar üniversitelere ulaştıktan sonra birçok akademisyen, disiplin soruşturması veya idari yaptırım riskinden kaçınmak amacıyla YouTube kanallarını ve diğer dijital yayınlarını askıya aldı.
Dumlupınar Üniversitesi Tarih Bölümü öğretim üyesi Prof.
Altay Tayfun Özcan, “Artık sadece kitap ve makalelerde buluşmak dileğiyle” diyerek dijital yayıncılığa son verdiğini açıkladı.
Eleştiriler ve Tartışmalar Karadeniz Teknik Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölümü doç.
Özgür Tüfekçi, bilgi kirliliğinin arttığı bir dönemde akademisyenlerin dijital ortamda varlığını sürdürmesinin önemine vurgu yaparak, “akademisyenleri uzaklaştırmak yerine çerçeve oluşturulmalı” dedi.
Tarih alanında uzman Süleyman Tekir ise, akademisyenlerin dijital alandan çekilmesinin bilimsel içerik üretiminde boşluk yaratabileceğini belirtti.
Yasal ve Etik Boyutlar İsmail Pişer, kararın yalnızca gelir elde edilmesini mi, yoksa doğrudan dijital yayıncılığı mı kapsadığı konusunda soru işaretleri ortaya koydu.
YÖK’ün kararının 657 sayılı kanunla uyumlu olup olmadığı ve akademik özgürlük üzerindeki etkileri hâlâ tartışma konusu.
Bu gelişme, akademik toplulukta dijital içerik üretiminin sınırlarını yeniden çizmeye devam ediyor.
YÖK’ten Akademisyenlere YouTube Yasağı: Dijital İçerik Üretimi Ticari Faaliyet Sayıldı
YÖK ve Cumhurbaşkanlığı kararıyla kamu üniversitelerinde görev yapan akademisyenlerin dijital içerik üretimi ticari faaliyet olarak değerlendirildi ve birçok akademisyen YouTube kanallarını kapattı.
Kaynaklar
- İlkses Gazetesi · baglanti