Makine sektörü yıla 2,2 milyar ihracatla başladı - Paraanaliz

Makine sanayiinin en büyük ihracat pazarı AB içinde ‘Avrupa Tercihi’ başlığı etrafında yürüyen tartışmaların, sanayide korumacılık ile rekabetçilik arasındaki hassas dengede sektörün rotasını belirlediğini ifade eden Makine İhracatçıları Birliği Başkanı Kutlu Karavelioğlu, “Şu an AB içinde, bu yaklaşımın yeni bürokratik yükler yaratacağı, maliyetleri artıracağı ve Avrupa’yı küresel rekabete karşı daha kırılgan hale getireceği yönünde güçlü itirazlar var. ‘Made in EU’ yerine ‘Made with EU’ vurgusu yapan bu çevrelerin, Avrupa sanayiinin uluslararası entegrasyonunun zayıflatılmaması savına destek olmamız gerekiyor” dedi.

Makine sektörü yıla 2,2 milyar ihracatla başladı - Paraanaliz

Makine sanayiinin en büyük ihracat pazarı AB içinde ‘Avrupa Tercihi’ başlığı etrafında yürüyen tartışmaların, sanayide korumacılık ile rekabetçilik arasındaki hassas dengede sektörün rotasını belirlediğini ifade eden Makine İhracatçıları Birliği Başkanı Kutlu Karavelioğlu, “Şu an AB içinde, bu yaklaşımın yeni bürokratik yükler yaratacağı, maliyetleri artıracağı ve Avrupa’yı küresel rekabete karşı daha kırılgan hale getireceği yönünde güçlü itirazlar var.
‘Made in EU’ yerine ‘Made with EU’ vurgusu yapan bu çevrelerin, Avrupa sanayiinin uluslararası entegrasyonunun zayıflatılmaması savına destek olmamız gerekiyor” dedi.
Makine imalat sanayii konsolide verilerine göre, Ocak ayında serbest bölgeler dâhil toplam makine ihracatı 2,2 milyar dolara yükseldi.
Miktar bazında makine ihracatının %13,8 gerilediği bu dönemde, KG başına ortalama ihracat fiyatının 8,9 dolar ile tüm zamanların en yüksek seviyesine gelmesi sayesinde değer bazında geçen yılın aynı dönemine göre %3,3 artış sağlandı.
Ocak’taki aylık yükselişle beraber, yıllıklandırılmış makine ihracatı 29 milyar dolara yaklaştı.
Almanya’ya gerçekleştirilen ihracatın %12,2 artışla 283 milyon dolara yükseldiği bu dönemde aylık bazda %66,9 artışın gerçekleştiği ABD’ye yapılan makine ihracatı 183 milyon dolar oldu.
İtalya’nın da aylık 100 milyon dolar baremini aştığı bu dönemde, komşu ülkelerden Irak’ta %40, Rusya’da ise %36,5 seviyelerinde aylık düşüşler yaşandı.
%8,5 ihracat artışı kaydedilen içten yanmalı motorlar ve aksamlarının ilk sırada yer aldığı Ocak ayında, en fazla ihraç edilen ilk 5 ürün grubunda inşaat ve iş makineleri ihracatında %12,6’lık, türbin, turbojet ve hidrolik silindir ihracatında %77,6’lık, pompa ve kompresörlerde de %11,6’lık yükseliş göze çarptı.
Aylık bazda oransal olarak ihracat düşüşün en fazla gözlemlendiği alt dallar ise takım tezgâhları ile yük kaldırma, taşıma ve istifleme makineleri oldu.
“Made with EU vurgusunun öne çıkmasını destekliyoruz” Küresel ticaret üzerindeki baskının yükselen tarifeler, politik belirsizlikler ve sıkılaşan düzenlemeler nedeniyle bu yıl da devam edeceğine dikkat çeken Makine İhracatçıları Birliği Başkanı Kutlu Karavelioğlu, bu gelişmeleri makine sektörü adına şu şekilde yorumladı: “Yatırım mallarına yönelik talebin tüm dünyada daha temkinli seyrettiği bu konjonktürde; finansman imkânları, pazar erişimi, teknik mevzuat uyumu ve tedarik güvenliği gibi
konular fiyattan daha önemli rekabet unsurları haline geldi.
Bizim için öncelikli olan, daralan talebe uyum sağlamak değil, yeniden şekillenen ticaret mimarisinde kalıcı ve güvenilir bir konum tahkim etmek olduğundan; en büyük ihracat pazarımız AB içinde ‘Avrupa Tercihi’ başlığı etrafında yürüyen tartışmalar, sanayide korumacılık ile rekabetçilik arasındaki hassas dengede izleyeceğimiz rotayı belirliyor.
Kamu alım ve desteklerinde AB menşei ve düşük karbon kriterlerinin öne çıkması, Avrupa’nın tedarik zincirini daha kapalı ve seçici bir çerçeveye taşıdığından bizi doğrudan ilgilendiriyor.
AB içinde, bu yaklaşımın yeni bürokratik yükler yaratacağı, maliyetleri artıracağı ve Birliği küresel rekabete karşı daha kırılgan hale getireceği yönündeki güçlü itirazları AB Liderler Zirvesi’nde dikkatle takip ettik.
Alman Sanayi Federasyonu tek pazardaki idari ve düzenleyici engellerin, Alman sanayiine %44 ek maliyet getirebileceği uyarısı yaparken, Alman Makine Mühendisliği Birliği (VDMA) de tedarik uygulamalarının DTÖ kuralları ve STA’larla çelişebileceğine dikkat çekti.
‘Made in EU’ yerine ‘Made with EU’ vurgusu yapan bu çevrelerin, Avrupa sanayiinin uluslararası entegrasyonunun zayıflatılmaması savına, küresel tedarik zinciri içinde AB’nin en güçlü stratejik ortaklarından biri olarak mutlaka destek olmamız gerekiyor.” “Avrupa’nın rekabetçilik stratejisi Türkiye olmadan kurulamaz” İçerde yerelleşme kriterlerini sertleştiren AB’nin, yeni Serbest Ticaret Anlaşmaları ile dışarda ölçek ve maliyet avantajı aramasının getireceği
politika değişimine işaret eden Karavelioğlu şunları söyledi: “Bir tarafta içerde yerelleşme baskısı, diğer tarafta dışarda genişleyen STA ağı… Bu iki yönlü strateji, Gümrük Birliği ortağı olan Türkiye açısından pazar erişimi ile entegrasyon arasındaki bağın yeniden ve daha net biçimde ele alınmasını zorunlu kılıyor.
Çünkü MERCOSUR ve Hindistan ile yapılan kapsamlı STA’lar, yalnızca tarifeleri indiren ticari metinler değil; tedarik zincirlerini çeşitlendiren, kamu alımları ve standartlar alanında yeni eşikler koyan stratejik çerçeveler niteliği taşıyor.
Üçüncü ülkelerle yapılan anlaşmaların

Sources

Loading...